AYVALIK
TURİZM
TARİHİ

Ayvalık; Ege’nin pırıl pırıl denizini, uçsuz

bucaksız kumsallarıyla kucaklayan,

tarihi ve doğasıyla tadına

doyamayacağınız bir Batı Anadolu

şehridir. Denizin üzerine serpilmiş gibi

duran adalar, altında benzersiz mercan

resifleri ve yeşille bütünleşmiş

koylarıyla bir doğa harikasıdır. Ayvalık,

Balıkesir iline bağlı Ege Denizi kıyısında

şirin bir ilçedir. Ayvalık tarihi, doğası,

kültürü, mimari yapısı, yemek kültürü,

su sporları ve deniz dip yapısının

zenginliği, berrak denizi ve güzelim

sahili ile ön plana çıkmış ayrıcalıklı bir

yerleşim yeridir. Zeytin ve çam ormanlarının denizle kucaklaştığı, iç içe geçmiş birbirinden güzel koyları, çevresini sarmalayan irili ufaklı 24 adası, adeta bir Açıkhava müzesini andıran 1850 civarında tescilli sivil ve dini mimarisiyle eşsiz kültürel ve tarihi dokusu ve büyüleyici denizaltı dünyasıyla keşfedilmeyi bekleyen bir turizm cennetidir Ayvalık…

Berrak suları ile dünyaca ünlü plajları, Türkiye’nin en büyük tabiat parkı ile deniz, kum, güneş turizminin yanında kültür turizmi, su sporları turizmi, yemek kültürü ile her zevke uygun tatil olanağını bir arada sunar. Ayvalık’ın eşsiz koylarını keşfedebileceğiniz günübirlik tekne turları yapılmaktadır. Sarımsaklı ve Altınova plajlarında denizin ve güneşin tadını çıkarabilir, gün batımını en güzel haliyle Şeytan Sofrasın’ da yaşayabilirsiniz. Dalış tutkunları ise 12 ay boyunca dalabilir ve deniz altındaki kırmızı mercanları, deniztavşanlarını ve daha birçok zenginlikleri görebilirsiniz. Yelken ve sörf için uygun bir denize sahip olan Ayvalık, her yaşta ve derecedeki yelken ve sörfçülerin vazgeçemediği bir yerdir. Doğaseverler, Türkiye’nin en büyük tabiat parkındaki zengin flora ve faunası arasında kendini bulur.

 

 

 

 

 

Turizm alanında büyük bir potansiyele sahip

olan Ayvalık, ziyaretçilerine turistik faaliyetler

açısından çok çeşitlilik gösteren bir destinasyon

noktasıdır.


Popüler turizm anlayışında ilk akla gelen kum,

deniz, güneş tatili arayanlara başta Sarımsaklı

Plajları ile hitap eder. Kilometrelerce uzunluğunda

ve metrelerce eninde jeolojik dönemlerde

oluşmuş volkanik, tene yapışmaz özel kum yapısı

sayesinde ziyaretçilerine konforlu bir plaj keyfi

sunan, berrak Ege sularının birleştiği bir nokta

olan Sarımsaklı Plajı, kesintisiz geniş kumsal alanları ile ferah bir kıyı dinlencesi sağlar. Denizin derin noktalarına kadar ulaşan altın sarısı kumları her yaştan misafirine yüzme keyfini doyumsuz kılar. Alibey Adası Plajları, Duba Plajı, Altınova Plajı, Sarımsaklı Plajları, Badavut kıyıları ve el değmemiş, saklı köşeleri, her kültürden, her yaş grubundan, her yaşam tarzından ziyaretçiye plaj ve deniz keyfini gönüllerince yaşatır.


Plaj kıyılarından  iç kesimlere doğru ilerledikçe Doğa Turizmi açısından eşsiz, el değmemiş ormanları ve Türkiye’deki önde gelen büyüklükteki Ayvalık Adaları Tabiat Parkları ile ziyaretçilerine; yürüyüş, bisiklet ve bu faaliyetler sonrası dinlence alanları, seyir tepeleriyle harikulade bir görsel ziyafet çekeceğiniz Şeytan Sofrası tepesi, Cennet Tepesi gibi noktaları saymakla bitmez.


Kültür turizmi arayanlara özellikle mimari yapıları ile nostalji yaşatan sokakları, sarımsak taşından yapılmış tarih kokan evlerin cumbaları, her köşeyi döndüğünüzde farklı renklerin ve farklı dokuların çekiciliği üst sıralardadır.


Tüm bu turistik faaliyetlerde konaklama ihtiyaçlarını karşılamak üzere onlarca Turizm İşletme Belgeli Otel ve bunun yanı sıra Butik Otel, Pansiyon, Kamp Alanları ile ziyaretçilerin ihtiyaçları karşılanmaktadır.


35 kilometreyi aşkın Ege Denizine kıyıları bulunan Ayvalık, yat ve tekne meraklılarına onlarca doğal koyunun yanı sıra, başta Ayvalık Setur Marina, Sadan Yat Çekek Yeri gibi liman işletmeleri ile yat turizminde de önemli bir yere sahiptir.


Alışveriş turizminde de son yıllarda önemli bir potansiyele sahip olan Ayvalık, merkezinde her perşembe günü kurulan pazar ve haftanın yedi günü açık çarşı ve alışveriş merkezleri sayesinde,  özellikle Yunanistan'ın Midilli adasından olmak üzere, on binlerce turiste günü birlik ziyaretlerinde alışveriş imkanı sunar.

 

Mutfak


Coğrafi ve çevre koşulları ile Kuzey Ege Bölgesi,

Akdeniz mutfak kültürünün yaşatıldığı ender

 yerlerden biridir. Özellikle ot mezeleri, zeytinyağlı

yemekleri, deniz ürünleri ve lezzetli Girit kaynaklı

yemekleri, yurt içi ve yurt dışında ün salmakta, bu

yemeklerin lezzetini duyan ve yöreye gelen

misafirler olmaktadır.


Türkiye’de Akdeniz mutfağının önemli bir göstergesi

olan Kuzey Ege Bölgesi ve bu bölgenin içinde yer

alan Ayvalık mutfağı ile gastronomi turizmi açısından ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda Ayvalık’ın gastronomi geçmişi ve Akdeniz mutfağındaki zenginliği dikkat çekmektedir. Kendine özgü ve farklı yemek kültürünü birleştiren Ayvalık mutfağının gastronomi turizmi alanında zengin bir potansiyele sahip olduğu görülmektedir.

 

Tarım ve sanayi


İlçe ekonomisi büyük ölçüde zeytin ve turizme bağlıdır. Arazinin %70'i zeytinlik olan Ayvalık'ta zeytinden sabun ve zeytinyağı üreten sanayi kuruluşları bulunmaktadır. Türkiye’nin ve Dünya’nın ileri gelen zeytinyağı merkezidir. Zeytinyağı kalitesi bakımından en kaliteli yağları üreten ülkelerin başında gelen İspanya’da dahi Ayvalık zeytinyağının yeri üst raflardadır.  Ayvalık'ta zeytin dışında pamuk, çam fıstığı ve mandalina gibi tarım ürünleri de yetiştirilir. Bölgede, Bağyüzü Köyü'nde yetiştirilen Kozak üzümü tanınmış bir üründür. Ayrıca, Altınova  toprağının verimliliği açısından her türlü meyve ve sebze üretimine uygun tarım arazilerine sahiptir. Son yıllarda turfanda sebzecilik ve Kozak çam balı üretimi de yapılmaktadır.  Balıkçılık ve balık restoranları da önemli bir gelir kaynağıdır.

 

Kutsal Mekanlar


Ayvalık köklü tarihi ile farklı medeniyetlere ev sahipliği

yapmıştır. Hikayelere sahip yapılar, kiliseler,

manastırlar ve camiiler bulunmaktadır. Bu yapıların

bazıları halen ayakta dururken, bir kısmından geriye

sadece birkaç duvar parçası kalmıştır, birkaçı ise

geçen yıllara meydan okuyamamakla birlikte, bir taş

duvar, bir sütun, bir girifti ile günümüze kadar

ulaşmıştır.


Bu tarihi yapıların  isimlerini şöyle sıralayabiliriz;

Çınarlı Cami, Ayazma Kilisesi, Ayışığı Manastırı,  Profit

İliyas Kilisesi, Ayos Dimitriyos, Taksiyarhis Kilisesi, 

 Ayos Yannis/Saatli Camii, Meryemana Kilisesi,  Ayos

Yorgis/Çınarlı Camii, Kato Panaya Kilisesi/Hayrettinpaşa

Camii, Faneromeni Kilisesi (Ayazma),  Aya Triyada,  

Ayos Nikolaos/Biberli Cami, Ayiu Vasiliyu, Aya Triyada, 

 Ayos Dimitriyos, Panaya Kilisesi, Ayos Pandeleymonas,

Ayos Nikolaos,  Ayos Yannis, Ayiu Nikolau Manastırı,

Aya Paraskevi Manastırı, Çamlı Manastırı, Leka Panaya

Manastırı/Koruyan Meryem Manastırı, Ayışığı Manastırı,

Ayos Apostolos Manastırı, Tavuk Adası Manastırı,

Güvercin Adası Manastırı/Aya Yorgi Manastırı, Profit

İliya Manastırı, Kızlar Manastırı.

 

Adalar


Ayvalık ilçesine bağlı irili ufaklı 22 kadar ada

vardır. Bu adaların en büyüğü Alibey Adası ya da

diğer ismi ile Cunda Adası olup 1964 yılında bir

köprü ile Lale Adası'na oradan da ilçe merkezine

bağlanmıştır. Bu köprülerden biri aynı zamanda

Türkiye'nin ilk boğaz köprüsü olma özelliğini taşır.

Alibey Adası dışındaki tüm Ayvalık Adaları 1995

yılında milli park ilan edilmiş ve yerleşim

yasaklanmıştır.

 

 


 

 

 

 

 

 

Ayvalık, Antik Çağ'da bir tür yabani ayva anlamına

gelen Kidonia olarak anılıyordu. Bölgeye ilk

yerleşenlerinin Midilli'nin Kydona köyünden ya da

Girit'in Kydonies bölgesinden gelmiş olabilecekleri

düşünülmektedir.  Baz görüşler de Ayvalık'ın 

(Eolya'nın) bozulmuş şekli olduğudur. Ayvalık

anlamına gelen Kydonie ismi ise, MÖ 330'dan beri

kullanılmaktadır. Ayvalık, doğal güzellikleri, plajları,

tarihi ve kültürel mekânları, iklimi ve adaları ile birlikte

turizm potansiyeli yüksek yörelerden birisidir.

İlçenin doğal güzelliklerinin yanı sıra Ayvalık merkez

ve Alibey Adası’ndaki neo-klasik sivil mimari

örneklerinin oluşturduğu kent dokusu da turizm

arzını zenginleştirmektedir. Esas itibariyle ilçe açık

bir müze görünümündedir. Ayrıca, çevre il ve ilçelerde

bulunan antik kentler de turizm açısından büyük

önem taşımaktadır.


Ayvalık özel bir coğrafyada, önemli bir kent

olagelmiştir.  Zengin geçmişi, benzersiz doğası,

kültürel potansiyeli, marka değerine sahip ürünleri,

sıra dışı mutfağı ve uygar insanlarıyla kendine

özgü bir ruhun oluşmasını sağlamıştır.  Bu nedenle, önemli turistik ve kültürel turizm destinasyonlarında hep başlarda yer almıştır. Bu üstünlüğünü halen sürdürmektedir.

 

Eski Çağlarda Ayvalık


Antikçağ'da, Ayvalık Adaları'na Hekatonisa ismi veriliyordu. Bu isim, adaların en büyüğü Nesos (Moshonisi, Cunda veya Alibey Adası) aynı isimle söylenen Nesos ya da Nasos antik kentinin baş tanrısı olan Hekatos olarak da anılan Apollon'dan gelmekteydi. Apollon Adaları'nda Nesos dışında Chalkis, Pordoselene ve Kydonia antik yerleşmeleri vardı. Antik kaynaklar Chalkis, Pordoseleneve Nasos'tan çok söz etmelerine karşılık, Kydonia hakkında yazan Plinius, sadece yazları akan ünlü bir sıcak su kaynağına sahip olduğunu bildirmiştir. Bu dört antik kentten Chalkis ve Pordoselene yok olmuşlar, ancak Kydonia ve Nesos, sırasıyla Ayvalık ve Cunda (Alibey) olarak günümüze ulaşmışlardır.

 

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ayvalık


Kent dokusu Osmanlı döneminde formunu kazanmıştır. Bugünkü Ayvalık'ın kurulması 1430-1440 yıllarına rastlar. Ayvalık o zamanlar limana hakim bir tepe üzerinde kurulu idi. Doğu Roma İmparatorluğu'nu sıkıştıran Osmanlı İmparatorluğu, Alibey Adası'nda bir deniz üssü kurmuştur. Daha sonraları şehre Rumlar yerleşmeye başlamış ve kısa sürede Türk nüfusunu aşmışlardır. Osmanlı kaynaklarında Ayvalık adına ilk kez 1772 yılında yayınlanan bir fermanda rastlanır. Bu fermanın, 1770'de Çeşme önlerinde Rus donanmasıyla yapılan bir savaştan dönerken Ayvalık'a uğrayan, daha sonra sadrazam olan Cezayirli Hasan Paşa tarafından çıkartıldığı düşünülmektedir. Bölge, 1789'dan itibaren gayrimüslimlerin yaşadığı bir bölge olmuştur. Bu durum 1821'deki Yunan ayaklanmasına dek sürmüş, bu ayaklanma sonucunda Ayvalık boşaltılarak 1840'da Karesi Sancağı'na bağlı bir ilçe yapılmıştır. Daha sonra Rumların dönmesine izin verilmesine rağmen, ilçe eski canlılığına kavuşamamıştır. Osmanlı İmparatorluğu yönetiminin Anadolu'da incelemeler yapmak için gönderdiği Vital Guinet tarafından yayımlanan 1891 tarihli istatistiğe göre 21.666 olan kent nüfusunun 21.486'sı Rum, 180'i Türk'tür.


1900-1914 tarihli bir Fransız yıllığında Ayvalık'ın o zamanki sosyo-ekonomik yapısı hakkında şu bilgiler verilmektedir; "30.000 nüfusludur. Postasını Avusturya-Macaristan İmparatorluğu işletmektedir. Zeytinyağı, balmumu, yerli ipek, şarap, sabun dışsatımı yapılır ve şeker, kahve, yün, pamuklu kumaş, ham deri ithal eder. Fransa, Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, İtalya Krallığı'nın kentte konsoloslukları bulunur. Aynı zamanda bir akademi, iki oteli bulunan ilçede içinde eczanesi de olan bir genel hastane ve cüzzam hastanesi faaliyet göstermektedir."

 

Kurtuluş Savaşı ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde Ayvalık


İlçe I. Dünya Savaşı sonrası İzmir'in işgali ile birlikte 29 Mayıs 1919'da Yunan egemenliğine girmiştir. İşgal sonrası Anadolu'da ilk kurşun 172. Alay Komutanı Yarbay Ali Çetinkaya tarafından atılmıştır. Bu işgal 15 Eylül 1922'ye kadar sürmüştür. 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'nda belirtilen Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi gereğince, Girit, Makedonya ve Midilli Türkleri ilçeye yerleştirilmiştir. Burhaniye'ye bağlı varlık gösteren Ayvalık, 19 Mayıs 1928 tarihinde ilçe olmuştur. 1. Dünya Savaşı’ndaki kahramanlarına karşı, büyük bir vefa örneği gösteren Ayvalık kenti ve içerisinde yaşayan halkı, günümüzde sadece sokak ve cadde isimleri ile değil, büyük bir onur ve gururla günlük hayatlarında hatırlamaktadır.

 

İklim ve Coğrafya


İlçede Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Ege

Bölgesi'nde yer alması nedeniyle kışları ılık ve

yağışlı, yazları sıcak ve kuraktır. Devamlı hafif

rüzgârlı günler mevcuttur. Yaz sıcaklığı

ortalama 24-34°C'dir. Kışlar ise; ılıktır. Özellikle

yazları tüm çevre kavurucu sıcaklıkta iken,

Ayvalık'ta, genellikle öğle saatlerinde başlayan

batıdan ve kuzeyden esen imbat ve poyraz  

ilçeyi serinletir. Bu rüzgarlar bölgede yaşayan

zeytin ağacına güç, yağına da lezzet katar.

İlçenin bu özelliği sayesinde Dünya’nın oksijen

bakımından en yüksek oranlarına sahip Kaz Dağları’nın oksijenini bölgeye taşır. Bazı yazlar da "meltem" rüzgârları eser.


Ege Denizi kıyı bölgesinin kuzeyinde yer alan  Ayvalık Balıkesir’e bağlı bir ilçedir.  Çam ormanları ve zeytinlikler bakımından zengin olan ilçe; Ege Denizi kıyısında olup, Ayvalık Adaları adı verilen takımadalara sahiptir. Ayvalık'ın kuzeydoğusunda Gömeç, güneyinde İzmir iline bağlı Dikili ve Bergama ilçeleri, batısında ise Ege Denizi bulunur. Ayvalık'ın karşısında ise Kuzey Ege Adaları coğrafi bölgesinin merkezi olan Midilli adası çıplak gözle görülebilecek yakınlıktadır.


Jeolojik açıdan volkanik dönemlere ait kaya yapıları üzerine kurulu bir kent olan Ayvalık, Sarımsaklı-Badavut bölgesi, yerleşime ilk başlanıldığı dönemlerden  itibaren, bölge halkına ev ve yapılarında kullanmak üzere ‘Sarımsak Taşı’ ile yapı malzeme kaynağı olmuştur. Alibey Adası’nın Ege Denizi’ne bakan uç noktalarında bulunan Maden Adası ise, yıllarca kurşun cevheri ve madeni olarak işletilmiştir. Günümüzde Kozak yolu üzerinde, verimli çam fıstığı ormanlarının içerisinde kaliteli granit taşı çıkarılmaktadır.


Ayvalık ilçesi; Ege denizinin kuzey kesiminde yer alan 265 km² lik bir alan üzerine kurulmuş, coğrafi olarak Ege Bölgesi’ne dahil olmuş ve idari olarak da Marmara Bölgesi sınırları içerisindedir.


Ayvalık ilçesinde dağlar denize dik uzandığından kıyılar girintili çıkıntılıdır. Bu kıyılar boyunca burunlar ve koylar meydana gelmiştir. İlçenin Ege Denizi'ne olan kıyıları 34 km'dir.
 

ayvalik-sarimsakli-plaji-1-818x490.jpg
20953n-fgwer-jpg.png
cunda-manzarasi.jpg
AYVALIK.jpg
a0d61ad2b9033f6f92aef410dca05012.jpg
ayvalik-1900ler.jpg
12136-ipala-150-950px.jpg